Başarılı bir girişimci olmak için, sadece işinizi değil tüm hayatınızı kapsayan bir şirket kurmalısınız.

Bu kez internet dünyası ve sektörel gelişmelerin dışında, size bir Uzakdoğu yemek kültürü olan Teppanyaki den bahsetmek istiyorum.

Ankara’da yeme içme tutkunlarını meraklandıran hummalı bir hareketlilik var şu sıralar.. Birçok mekanın yer aldığı Çukurambar‘da 5 Ocak 2012′de hizmet vermeye başlayacak yeni, farklı bir mekan.. Teppanyaki Alaturka, uzakdoğu mutfağını Türk damak zevkine uygun lezzetler ile sunan bir ”Teppanyaki Restoranı”

Japon mutfağında demir sac anlamına gelen ”teppan” ve ızgara yemek anlamına gelen ”yaki” kelimelerinden oluşan Teppanyaki, yemeklerin düz yüzeyli ızgarada az yağ ile müşterilerin hemen önünde pişirilerek servis edildiği bir uzakdoğu kültürü.. Masaların ortasındaki Teppanyaki tezgahı da bu kültüre adını veriyor. Öğrendiğim kadarıyla mekan Türkiye’de Teppanyaki konseptiyle hizmet veren ilk restoran olma özelliğini de taşıyor.

5 Ocak 2012′deki açılış öncesinde düzenlenen ön lansman etkinliğinde Teppanyaki Alaturka‘yı yakından inceleme fırsatı buldum. Eşimle birlikte bizi bu etkinliğe davet eden Ömer Karapınar ve SocialAir ekibine teşekkür ediyorum.

Teppanyaki Alaturka Girişi

Mekana girişimiz sonrasında restoran müdürü Sinan Aygün ve yöneticisi Kıvanç Yüksel , geniş alana kurulmuş olan 2 katlı mekanı bizlere tanıttılar.

Teppanyaki Alaturka 4 farklı bölümde müşterilerine hizmet veriyor;

  • VIP Teppanyaki Salonları
  • Teppanyaki Ana Bölümü
  • A’la Carte Bölümü
  • Lounge Alanı

 

VIP Teppanyaki Salonları

Restoranın alt katında 3 adet VIP salonu bulunuyor. 8 ve 12 kişilik VIP salonlarda teppanyaki ızgaraları yer alırken, 22 kişilik VIP salona menüler ana mutfaktan servis ediliyor. Uzakdoğu mimarisiyle dizayn edilen lüks salonlar, özel toplantılar, kutlama etkinlikleri ve misafir ağırlama yemekleri için tasarlanmış. Salonlarda yer alan plazma ekranlarda futbol maçlarını izlemek te mümkün.. Sigara içilebilen salonların ses ve görüntü yalıtımı gerçekleştirilmiş. VIP salonların hepsinde kaliteli şaraplardan oluşan koleksiyon dolapları yer almakta..

22 Kişilik VIP Salonu

VIP Salon

12 Kişilik VIP Salon

Şarap Koleksiyonu

Gizliliğe de önem veren restoranın VIP salonlarında hizmet veren uzakdoğulu aşçılar ingilizce ve türkçe bilmiyor. Böylelikle salonlarda müşterilere daha rahat vakit geçirebilecekleri bir ortam sunuluyor.. Müşteriler aşçılarla masalardaki ”Az tuzlu” ”Çok pişmiş istiyorum” gibi küçük etiketlerle iletişim kurabiliyor.

Teppanyaki Tezgahı

Son olarak VIP salonları sadece rezervasyon ile müşteri kabul ediyor.

A’la Carte Bölümü

Teppanyaki masalarında uzakdoğu tezgahlarını tercih etmeyenler için A’la Carte bölümü düşünülmüş. Daha çok avrupai kutlamalar ve özel etkinlikler için ayrılan masaları görkemli şamdanlar süslemiş.

A'la Carte Masalar

A'la Carte Masalar

Ziyaretçiler A’la Carte bölümünde rezervasyonsuz da ağırlanabiliyor.

Lounge Alanı

Teppanyaki Alaturka, ziyaretçilerine iddialı lezzetler sunma çabasının yanı sıra eğlence konusunda Lounge alanında keyifli vakit geçirmeyi planlıyor. Dj setinin yer alacağı bu bölüm çok yakında yeni performanslara sahne olacakmış.

lounge alanı

Yerli ve yabancı alkollü içeceklerin servis edildiği Lounge alanının üst kısmı yaz döneminde açılacak şekilde tasarlanmış (Sigara kullananlara güzel haber)

Bar

 

Teppanyaki Ana Bölümü

Restoranın giriş katında yer alan 7 teppanyaki masası müşterilere rezervasyon ile hizmet vermekte.. Büyük Teppanyaki masalarının her biri aynı anda 16 kişiyi ağırlayabilecek kapasitede.. Ön lansmanda bizi restoranın bu alanında ağırladılar.

teppanyaki alaturka

Restoranda çalışan aşçıların bir bölümü Çin’den getirilmiş. Aralarında Türk ustalarımızın bulunduğu mutfak ekibinin başındaki şefimiz Oytun Dağlı İstanbul’dan Ankara’ya transfer olmuş.

Teppanyaki Alaturka Mutfak Ekibi ve Oytun Dağlı

Başlangıç’ta sunulan Asian Soup (Asya Çorbası), balık suyuna kırmızı et, tavuk eti, mantar ve sebzelerden oluşan damak zevkimize uygun bir kış çorbası.. Seramik kaşık ile çorba içmenin zevki ise bir başka.. (Orta derecede acı)

asya çorbası

Çorbanın ardından gelen kadayıflı karides, hem hafif hem de lezzeti yüksek bir ara sıcak olarak sweet chili sos ile servis edildi. Sweet chili sos dudağımızı yakarken, ağzımızda tatlı bir hare bırakıyor. (Sofradaki favorilerimden biriydi)

Sweet Chili Soslu Kadayıflı Karides

Derin kayık tabakta servis edilen chili soslu sebzeli tavuk sote, her zaman yiyebileceğimizden farklı bir lezzete sahip.. Özellikle içerisinde bulunan soslar sebebiyle tatlıya yakın bir yemek olarak çok iddialı.. (Sanıyorum birçok kişinin favori siparişi olacak)

Chili Soslu Sebzeli Tavuk Sote

Teppanyaki tezgahında yüksek ısıda baharatlarla sotelenen havuç ve soğan, dana yaprağına sarılarak pişiriliyor. Uzakdoğulu aşçıların spatula kullanmadaki ustalıkları, ziyaretçilere bir show izlenimi yaratıyor.

sebzeli dana sarma

sebzeli dana sarma

Restoranın ilgi çekici lezzetlerinden biri de Çin Mantısı.. Dışı yarım ay şeklinde hamur, içi özel soslarla harmanlanmış tavuk etinden oluşan bir yemek.. Lezzet olarak çiğ böreği anımsatıyor..

çin mantısı

Sıra uzakdoğu usulü Izgara Hamsi’de.. Yanında sofralarda alışık olduğumuz kara lahana ve turşu ızgarada bir süre pişirilerek hamsinin yanında servis ediliyor..

ızgara hamsi

Hazırlanışında merak uyandıran ve bir çoğumuzun beğenebileceği Sebzeli Yumurtalı Pilav, hem besleyici hem de oldukça doyurucu bir yemek.. Önce ızgarada havuç, kırmızı biber, yeşil biber gibi sebzeler çok küçük parçalar halinde sotelenirken, aşçı bir yandan sadece suda haşlanmış pirinçleri bir süre ızgarada çeviriyor. Ardından 3 yumurtayı ızgaraya kırdıktan sonra sarısını pirinç ile karıştırıyor. Pilavın üzerine sebzeleri ekledikten sonra yumurtanın beyazını spatula ile ufalayıp pilava ilave ediyor.. Sonuç mükemmel, biraz soya sosu ekleyerek pilavın lezzet sınırlarını zorlayabilirsiniz :)

yumurtalı sebzeli pilav

Son olarak bu zengin menüye uygun hafif bir tatlı olan Kestaneli İrmikli Tatlı, teppanyaki alevi şeklindeki çikolatasıyla kapanışa layıktı..

kestaneli irmikli tatlı

Teppanyaki’lerde müşterilerine set menü ile hizmet veren restoranda menü fiyatları henüz net olmamakla birlikte 55-75TL aralığında olacakmış.. Bu fiyatlandırma ile Teppanyaki Alaturka benim listemde ”Bir kez gidilecek mekanlar” listesinden sıyrılıp ”Özel günlerde tercih edilecek mekanlar” listesine üst sıralardan girmiş oldu.

 

Bildiğiniz gibi Facebook’un kuruluş ve gelişme öyküsünü konu alan Sosyal Ağ(The Social Network) ABD’de 1 Ekim’de ülkemizde de 22 Ekim Cuma günü Türkçe altyazılı olarak gösterime girdi. Bir süredir merakla beklediğim 121 dakikalık filmi haftasonu izleme fırsatı buldum. Filmin özetinden ziyade dikkatimi çekenleri paylaşmak istiyorum.

The Social Network, Harvard öğrencisi Mark Zuckerberg’in kulüplere ve toplulukların ilgisini interaktif girişimine nasıl çekeceğini keşfetmesiyle başlıyor. Popüler kulüplere kabul edilmeyen biri olduğu için hırsını kendi iç dünyasında büyüten Zuckerberg, öğrenci gruplarını internette biraraya getirerek gerçek hayatta elde edemediği popülariteyi sanal ortamdaki başarısıyla kazanıyor.

Hayatını kapsayan projede idealine bir adım daha yaklaşmak için her geçen gün mantıksal değişimler yaşayan Zuckerberg, ”Paylaşım” fikrini projenin tam ortasına konumlandırıyor ve geliştiriyor. Sosyal ağının bilinirlik kazanmasıyla popülaritesi artan M. Zuckerberg, bir yandan popülerliğin tadını çıkarırken öte yandan da kısıtlı bütçeyle çaba sarf etmenin zorluğunu da yaşıyor.

Projeyi tasarlarken beklentilerini henüz kurgulamadığını gördüğümüz Zuckerberg, üye sayısının hızla artmasıyla hedeflerini belli oranlarda belirliyor. Zaten Facebook’un global anlamda dalga dalga yayılmasın ardından gelen yatırımlarla birlikte şirketin değeri milyon dolarlar seviyesine yükseliyor.

Yönetmen David Fincher, projeyi birlikte yürüten arkadaşların arasındaki ilişkinin ticari endişelerle nasıl zedelendiğini bence başarıyla aktarmış. Facebook’un kurucusu Zuckerberg’in, şirketin ilk CFO’su Eduardo Saverin ve aralarına sonradan katılan iş ortakları Sean Parker ile yaşadığı ikilemler özellikle sektörel anlamda ders çıkarılabilecek öğeler içeriyor.

M. Zuckerberg’in açılan davalara karşı yer yer umursamaz tavırlar sergilediğini görüyoruz. Winklevoss kardeşler tarafından iddia edilenin aksine o kimsenin projesini çalmadığını, yalnızca esinlendiği fikirleri geliştirerek farklılaştırdığına inanıyor. Açılan dava sonucunda Facebook’un ConnectU firmasına 2009 yılında $65.000.000 tazminat ödemesine karar verildiğini de hatırlatmakta fayda var.

Filmde Facebook’un trafiğinin hızla artarak global anlamda fenomen haline geldiği dönemde ekibin yaşadığı heyecana yeterince yer verilmediğini ve özellikle kulüp partilerine daha çok zaman ayrıldığını gözlemledim.

Kısacası filmde internet dünyasının içerisinde ne gibi fırsatları barındırdığı gayet özendirici olarak özetlenmiş. İlk gösterimden bu yana sosyal ağlarda filmle ilgili yapılan yorumlara göz attığımda şimdiden birçok girişimcinin filmden aldıkları gazla işe koyulduklarını duydum.

Sektöre dair ince detaylar yakalamayı ümit eden herkese ”The Social Network”ü izlemelerini tavsiye ederim.

”Sosyal Ağ” filminin fragmanını izleyebilirsiniz:


Filmle ilgili fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

Hepinize iyi haftalar..

 

Tüm dünyayı sarmış olan yeni nesil mobil cihaz çılgınlığı ülkemizde de hızla artıyor. Bildiğiniz gibi Türkiye’de bir süredir paralel ithalat yoluyla bazı firmalar tarafından fahiş fiyatlardan satışa sunulan iPhone 4, 24 Eylül itibariyle Turkcell, Vodafone, Best Buy ve Eletro World başta olmak üzere birçok teknoloji mağazasında satışa sunuldu. Önceki lansmanlarda olduğu gibi bu sefer de mağazalar önünde uzun kuyruklar oluştu.

Apple’ın teknoloji tutkunlarında iPhone ile yaratmış olduğu etkiye baktığımızda iPhone 4 ile ilgili akılları karıştıran sinyal problemi tüketicilerin satın alım kararını etkilemiş gibi görünmüyor. Bana göre satın alım kararını etkileyebilecek en önemli faktör sinyal sorunu değil, rakip ürün sayısının artması..

Teknorazzi’nin hazırladığı Akıllı Telefonlar Karşılaştırması‘nda da yer alan Samsung Galaxy S, LG Optimus Z, HTC Desire HD ve Nokia N8 gibi alternatilerin çoğalması tüketici ilgisinin dağılmasına sebep oluyor. Ayrıca rekabetin artması da akıllı telefon pazarında ürün kalitesinin yükselmesini ve fiyat rekabetinin oluşmasını sağlıyor.

Öte yandan mobil cihazlarda kullanmaya alıştığımız Lokasyon Bazlı Servislerin gittikçe artması tüketicilerin mobil cihazlar konusunda seçiciliğini de artırmaya başladı. Zira uygulama sayısı ve kullanıcı deneyimi kalitesinin daha yüksek olduğu cihazlar tüketiciler tarafından öncelikli olarak tercih edilmekte..

Yeni nesil mobil cihazlarda standartların çok yükseldiği ve farklılaştığı bir dönemdeyiz. Özellikle önümüzdeki yıllarda üreticilerin arzlarına karşı tüketici taleplerinin daha baskın ve belirleyici olacağını, yeni standartların netleşmesinden bir süre sonra da talebin doyuma yaklaşmasıyla ürün fiyatlarının düşeceğine inanıyorum.

Benim tercihimi merak ediyorsanız,

Ben bu kez de iPhone diyorum!

Hepinize İyi Haftalar..

 

İnternet kültürünün her zamankinden hızlı geliştiği, bilgi ve paylaşımların en üst düzeyde olduğu ve ülkemizde Web 2.0 anlayışının iyiden iyiye harmanlandığı günümüzde sektörel bazda yaşanan gelişmelerin lokal ve global etkilerini hep birlikte izlemekteyiz.

Takip ettiğimiz gelişmeleri çoğunlukla zaman problemleri sebebiyle yüzeysel bir şekilde inceleyebiliyor ve farkında olmadan bazı önemli detaylarını atlayabiliyoruz. Bu yüzden birçok gelişmeyi eksik verilerle yorumluyor ve yanlış kaynaklarla ilişkilendiriyoruz.

Genel olarak sektörel gelişmelerle ilgili önemli detaylara dikkat çekeceğim değerlendirmelerimi paylaşmak üzere yayına aldığım http://www.mustafahadra.com‘u meydana getirme amacım internet dünyasında süre gelen yenilikleri ve gelişmeleri yeniden paylaşan bir blog meydana getirmek DEĞİL, üzerine konuşmaya değer konu başlıklarını irdeleyen ve aynı konuda söyleyecek sözü olanlarla birlikte incelemelerin yapıldığı bir paylaşım noktası oluşturmak. Bu kapsamda ilgi duyduğunuz paylaşımlara fikir ve görüşlerinizle katkıda bulunmanızdan memnuniyet duyacağım. Ayrıca eleştirilerinizi de hiç çekinmeden bana iletebilirsiniz.

Bu arada http://www.mustafahadra.com‘un altyapı ve tasarım çalışmalarını büyük bir sabır ve içtenlikle gerçekleştiren BlogDestekBurak Dönertaş‘a bu profesyonel çalışma için teşekkür ediyorum ve yeni çalışmalarını ilgiyle bekliyorum.

En kısa zamanda yeni paylaşımlarla görüşmek dileğiyle..